« Önceki |

Temmuz 16, 2007

HEM GÜZELİZ HEM AKILLI OLAMAZ MI...!!![BU YAZIYI İZLE]

 

   Son günlerde bir yarışma programanın reklam jeneriği dikkatimi çektmeye kabil oldu; “Güzel ve Dahi”. Halkı küçümseyen, sen ancak bundan anlarsıncı, reyting kaygısından başka amaç güdülmemiş bom boş yarışma programlarından birisi daha anladığım kadarıyla. İşin daha kafa bozan kısmı ise içeriğinin tamamen kadınların ne kadar aptal ve erkeklerin ne kadar dahi olabildiklerini baz alması. Çıkarmışlar kendini dahi sanan salak tipli adamları, koymuşlar karşılarına birbirinden aptal ve kültürsüz( ki bence oynuyorlar yada oynatılıyorlar) kızı…sanki zeki olmak sadece erkeklere, güzel ve boş olmak ise kadınlara has bir durum. Etrafımızda, hatta kameralar önünde bile bir sürü bakımlı ama dahi de sayılabilecek kadın varken, kadınları özellikle de güzel ve bakımlı olanları bu derece aşağılayan bir programın yayınlanma maksatını anlayabilmek gerçekten de imkansız…Devir amazon devri, başarılı, on parmağında on marifet kadınların sayısı her geçen gün,  hızla artarken, bir dolu önemli mevkide onları görürken, akademik eğitimde de başarı oranlarının erkelere nazaran çok daha üstün olmasına rağmen, hem iyi birer yönetici, hem harika anneler, hem iyi eşler hem de son derece bakımlı olabilmeyi başarmış kadınları görmezden gelmek erkek hegamonyası altındaki medyanın, onlardan ne derce tırstıklarının bir göstergesinde başka  bir şey olamaz.

   Evet biz 21.yy. kadınlarından korkun sevgili beyler; hem güzeliz, hem akıllı, hem çalışkan, hem de bakımlı. Ne yaparsanız yapın, nasıl yansıtmaya çalışırsanız çalışın, durumu değiştirmeniz imkansız. İşinize gelmiyor biliyoruz ama bizler varız ve canınızı sıkacak belki ama “çocukta yaparım kariyerde” d nidaları hergeçen gün daha da yükselmekte, işiniz zor, hadi kolay gelsinJ

 

Temmuz 16, 2007

HEM GÜZELİZ HEM AKILLI OLAMAZ MI...!!![BU YAZIYI İZLE]

 

   Son günlerde bir yarışma programanın reklam jeneriği dikkatimi çektmeye kabil oldu; “Güzel ve Dahi”. Halkı küçümseyen, sen ancak bundan anlarsıncı, reyting kaygısından başka amaç güdülmemiş bom boş yarışma programlarından birisi daha anladığım kadarıyla. İşin daha kafa bozan kısmı ise içeriğinin tamamen kadınların ne kadar aptal ve erkeklerin ne kadar dahi olabildiklerini baz alması. Çıkarmışlar kendini dahi sanan salak tipli adamları, koymuşlar karşılarına birbirinden aptal ve kültürsüz( ki bence oynuyorlar yada oynatılıyorlar) kızı…sanki zeki olmak sadece erkeklere, güzel ve boş olmak ise kadınlara has bir durum. Etrafımızda, hatta kameralar önünde bile bir sürü bakımlı ama dahi de sayılabilecek kadın varken, kadınları özellikle de güzel ve bakımlı olanları bu derece aşağılayan bir programın yayınlanma maksatını anlayabilmek gerçekten de imkansız…Devir amazon devri, başarılı, on parmağında on marifet kadınların sayısı her geçen gün,  hızla artarken, bir dolu önemli mevkide onları görürken, akademik eğitimde de başarı oranlarının erkelere nazaran çok daha üstün olmasına rağmen, hem iyi birer yönetici, hem harika anneler, hem iyi eşler hem de son derece bakımlı olabilmeyi başarmış kadınları görmezden gelmek erkek hegamonyası altındaki medyanın, onlardan ne derce tırstıklarının bir göstergesinde başka  bir şey olamaz.

   Evet biz 21.yy. kadınlarından korkun sevgili beyler; hem güzeliz, hem akıllı, hem çalışkan, hem de bakımlı. Ne yaparsanız yapın, nasıl yansıtmaya çalışırsanız çalışın, durumu değiştirmeniz imkansız. İşinize gelmiyor biliyoruz ama bizler varız ve canınızı sıkacak belki ama “çocukta yaparım kariyerde” d nidaları hergeçen gün daha da yükselmekte, işiniz zor, hadi kolay gelsinJ

 

Hazirane 25, 2007

ÖYLEYSE VARIM... (çeşitleme)[bu yazıyı İzle]

   Uzun sayılabilecek bir es den sonra klavyenin başındayım yine. Sabahtan beri ne yazsam bugün diye düşünürken önce atalalarımızın söylediği “düşün, düşün… işin” deyimiJ(kusura bakmayın ben söylemedim ya), mütakiben de ünlü düşünür Descartes’in anlayan anlamayan herkesçe, yerli yersiz her durumda kullanılarak  zamanla değerini yitirmiş, değerli sözü geldi aklıma “ düşünüyorum öyleyse varım” ( elin atasına bak, bir de bizimkilerin yaptığınaJ). Neyse aklıma geldi ya bir kez, bendeki tilkiler durur mu, çeşitlediler bir güzel bu çook ünlü sözü…

   Vazgeçmiyorum öyleyse varım…

   Kovalıyorum, öyleyse varım

   Mücadele ediyorum öyleyse varım….

   Tartışabiliyorum…

   Her şeye rağmen gülebiliyorum…

   Çekinmeden ağlayabiliyorum…

   Ortaya koyuyorum…

   Eleştiriyorum…

   Eleştiriliyorum…

   Kıskanıyorum…

   Kıskanılıyorum…

   Affedebiliyorum...

   Af diliyorum...

   Korkmuyorum…

   Sevebiliyorum…

   Seviliyorum…

   Korkuyorum…

   Kızıyorum…

   Saçmalıyorum...

    …….

   Hayatı ti ye alabiliyorum öyleyse varım J

 

Varım, ben varım,.....ben varım… vazgeçmiyorum…

 

  Ne demiş Shakespear ünlü oyunu Hamlet' te "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.."

 

İşte bütün mesele bu !!!

 

 

  

  

Hazirane 20, 2007

SENDEN İSTEDİĞİM..[bu yazıyı izle]

 
 
Senden Bütün İstediğim 
  
Senden bütün istediğim; 
Küçük bir sevgidir. 
Gelen ve ağır ağır büyüyen, 
Değil gelen ve giden... 
 
Ve senden bütün istediğim; 
Ümit dolu güneşli bir gün 
Sevgi dolu bir kucaklayış, 
Değil kucaklayış sonra da gidiş... 
 
Senden bütün istediğim; 
Beni kırmamak, 
Beni bekletmemek. 
 
Yarın çok geç olabilir. 
Unutma ki vermek almaktır. 
Senden bütün istediğim 
Küçük bir sevgidir, 
Gelen ve ağır ağır büyüyen,
Değil gelen ve giden... 

                                           W. Blake

 

Hazirane 19, 2007

Ebedi Olamayacaklar Fakat Harikalar[bu yazıyı izle]

  Kumdan kaleler yapmak sandığınız gibi sadece çocuklara has bir oyun değil. Bakın büyük abiler kumdan ne şaheserler yaratmışlar...Görünce hayran kaldım. Paylaşmak istedim sadece...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hazirane 18, 2007

Madem ki Bu Bir Günce...[bu yazıyı izle]

    

 

 

  Yoğun ve yorucu bir hafta sonunun ardından saat gece 23:00 itibariyle nihayet evimde ve 23:45 itibariylede çoktandır ihmal etmiş olduğum sevgili güncemin başımdayım işte.

  Oğlumun ilk karne heyecanıyla başladık hafta sonuna ve herzamanki gibi işim gereği son dakika, oğlum karnesini aldıktan sonra yetişebildim okulunaL.  Karne tabii ki çok mutlu ediciydi . Sonrasında okuldan arkadaşları ve anneleriye açık havada yenen eğlenceli ve  birhayli gürültülüJ bir öğle yemeği…Akşamında sevilen dostlarla yenilen, bol sohbetli, gece yarısına dek süren keyifli bir yemek…

   Cumartesi gene yoğun bir gündü denebilir. Büyük bir kahvaltının ardından, oğlumun arkadaşı için hediye seçme telaşı, alışveriş merkezinde çocukların peşinden maraton misali koşuşlarım.. Aralarda “hayır kızım onu almayacağız”, “oğlum o dükkana bugün giremeyiz” ünlemlerimJ, Ardından doğumgünü partisine gidiş… Akşamında uzun süre önce aldığım ama birtürlü izleyemediğim Dvd yi izleyebiliş…J

   Pazar günü coşkulu ve muhteşem bir kahvaltıyla başladık güne... ardından adet üzre * sevgili babacığıma uğrayıp görevimizi icra ettik. Günün en önemli hadisesi ise oğlumun  yüzme kursu idi.. Ondaki ilk gün heyecanı ve sevinci, bendeki telaş ve endişe ve kızımın kıskançlık dolu havuza girebilme gayreti görülmeye değerdi doğrusuJ . Bahçesinde kahve eşliğinde dost sohbetleri..Sonrasında yazlık eve gidiş büyük babamıza görevimizi yerine getiriş, orada ailece yenen kalabalık bir akşam yemeği. Doğayla baş başa geçirilen neşeli saatler, bu saatlerin eşimin Formula yarış tutkusu yüzünden gece saatlerini bulması ve nihayetinde gece yarısını bulan saatlerde evim evim güzel evim nidasıyla kapıyı açış…

   Sanırım anı yaşamaktan başka çaremin olmadığı bir hafta sonuydu yineJ

Herkese neşeli bir hafta diliyorum…

Sevgiyle…

 

 

 

Hazirane 14, 2007

DÜN YOK YARINSA ÇOK UZAK...[bu yazıyı izle]

  

 

 

   Ne dünde takılı kalmalı akıl, ne de yarının kaygılarını gütmeli...Aslolan bugündür, anın kıymetini bilebilmeli.... Ustanın da dediği gibi...

 

 

Gönlüm aranıp dünleri feryat etme

Kan almak için yarınlar icat etme

Dünler düş olup gitti, yarınlarsa hayal

Cahilce şu gerçek günü berbat etme

 

                                                       Ömer Hayyam

 

Hazirane 10, 2007

Hayale bak, birde gerçeğe...[bu yazıyı izle]

Nane, limon kabuğu…Hapşuuu!

 

   Bir bakmışsın kavurucu bir sıcak, hemen ardından esen yel ve sonrasında delicesine bir yağmur, sonra yeniden güneş, yeniden bir rüzgar ve inen damlalar…ve hem de yazın tam ortasında, hemde şu güzel tatil günü bendenizin termostatik ayarları bu dengesizlikle daha fazla mücadele edemiyerek, aniden çatlayıverdi, hapşuuuu! pardonJ

  Cuma günü itibariyle ben de hasıl olan halsizliğe ve akıllara ziyan hava koşullarına aldırmadan hafta sonunu park, bahçe ve bilimum açık hava faaliyetleriyle geçirmenin neticesinde per perişan, burnumu çeke çeke, mide krampları içerisinde geçtim gene bilgisayarın başına. Delilik böyle bir şey işteJ  Uzanmışım kanepeme, üzerimde battaniye, üşüyorum… ve öyle çelişen hayaller kuruyorum… Sertab’ın şarkısı ve klibi beliriyor zihnimde...

 

Uzanmışım kumsala

Güneş damlar içime

Kurumuş dudaklarımda

Unutulmuş bir beste

Yaşıyorum aheste

 

Kapılmışım rüzgara

Savrulup gidiyorum

Şimdi çok uzaklarımda

Nafile telaşlarım

Hayattan kaçıyorum

……………………

Tatildeyim….

 

 

İşte hayaller ve gerçekler…

Herkese iyi, mutlu bir hafta diliyorum

 

Haaaapşuuu!:((

Afedersiniz  : )